Arkadaşlıkta Duygusal İstismarın 360 Derece Anatomisi “Senin için endişeleniyorum.”(Çeviri: Seni kontrol etmek istiyorum.) Çocukken dostluk kolaydı.Ders arasında simitini paylaşan herkes “kanka” olurdu.Ama büyüyünce işler karıştı.Çünkü yetişkin dostlukları sadece birlikte kahve içmek değil,birbirinin…
Ailede Duygusal İstismar Üzerine.. “Senin yerinde başkası olsa çoktan…”– Aileden gelen övgü görünümlü tehdit örneği “Biz Senin İçin Her Şeyi Yaptık” Taktik Savaşları Aile denilince aklına huzur, sevgi ve destek geliyorsa, tebrikler.…
Fight Club Üzerine Modern Bireyin Çöküşü ve Kimlik Krizi “Bu, senin hayatın. Ve her geçen dakika, biraz daha bitiyor.” David Fincher’ın 1999 tarihli Fight Club filmi, yıllar geçse de sarsıcılığını yitirmeyen, kültleşmiş…
“What’s happened, happened.”(Olan olmuştur.) Christopher Nolan’ın yönettiği Tenet, izleyiciden sadece dikkat değil, aktif bir katılım talep eder. Zamanı doğrusal bir çizgi olarak değil, bir formül olarak ele alır. Film; zaman yolculuğu değil,…
“If you could see your whole life from start to finish, would you change things?”(Hayatının tamamını baştan sona görebilseydin, bir şeyleri değiştirir miydin?) Bilimkurgu sineması sık sık galaksiler arası savaşlara, üstün teknolojilere…
Bugün “Dünya Hayal Kırıklığı Günü”. Duyunca garipseyebilir insan; karamsarlığın takvimde yeri mi olur? Oysa hayal kırıklığı, insan olmanın kaçınılmaz parçasıdır. Belki de kutlamaktan çok, anlamaya, sindirmeye ve onarmaya ihtiyaç duyduğumuz tek “gün”dür…
“Aşk, unutmanın önünde durabilir mi?” Michel Gondry’nin yönettiği Eternal Sunshine of the Spotless Mind, aşkın, hafızanın ve kimliğin birbirine nasıl dolandığını anlatan çarpıcı bir film. Charlie Kaufman’ın zihninden çıkan bu senaryo, bize…
Şimdi bir düşün: Bugün birini aramak istemiyorsun çünkü “rahatsız etmek istemezsin”, onun yerine mesaj atıyorsun. Mesajına cevap gelmiyor ama karşındaki kişi bir story paylaşıyor. Yine de kızamıyorsun, çünkü aynı şeyi sen de…
1 Mayıs bu ülkede sadece bir tarih değil, bir hafızadır. Taksim Meydanı’na barikat kurulmasının nedeni tam da budur. Çünkü 1 Mayıs denilince yalnızca bir takvim yaprağı değil, bir mücadele zinciri akla gelir.…