Now Reading: Aranan Aday: Tercihen 5 Yıl Deneyimli ve Junior Maaşına Çalışacak

Loading
23 Ekim 2026 / Sevimcan KAYAYURT

Aranan Aday: Tercihen 5 Yıl Deneyimli ve Junior Maaşına Çalışacak

svg1.3K

Dijital sektörde yıllar geçirdikçe insan bazı şeylere şaşırmayı bırakıyor. Değişen algoritmalar, son dakika gelen brief’ler, toplantıda alınan ama kimsenin hatırlamadığı kararlar… Bunlar işin doğasında var. Ama hâlâ her gördüğümde durup yeniden okuduğum bir şey var: Ajansların iş ilanları.

Farklı şirketler, farklı müşteriler, farklı uzmanlık alanları… Ama sanki hepsi aynı kişiyi arıyor. Hem strateji geliştirecek hem tasarım yapacak hem müşteri yönetecek hem veri analiz edecek. Gerektiğinde yazılım ekibine destek olacak, sosyal medya trendlerini takip edecek, sunum hazırlayacak ve bütün bunları yaparken stres yönetiminde de örnek teşkil edecek.

Kısacası bir çalışan değil, küçük ölçekli bir ajans arıyorlar. Tercihen tek kişilik.

İnsan ister istemez düşünüyor: Bu kadar yetkinliği olan birini gerçekten arıyor musunuz, yoksa şirketin bütün departmanlarını tek bir maaş bordrosunda birleştirmeye mi çalışıyorsunuz?

Herkes aynı adayı mı arıyor?

Dijital ajansların iş ilanlarını incelediğinizde şirket isimlerinin farklı, beklentilerin ise neredeyse aynı olduğunu görüyorsunuz. Hepsi yaratıcı, analitik, proaktif ve sonuç odaklı birini arıyor.

Peki, hangi sonuç? Hangi KPI? Hangi bütçe?

Adaydan üç yıllık deneyim, beş farklı araç bilgisi ve portföy istenirken şirketin vaatleri genellikle “dinamik ortam” ve “gelişim fırsatları” oluyor.

Bir taraf ne yapacağını ayrıntılı biçimde anlatıyor, diğer taraf ne sunacağını biraz şiirsel bırakıyor.

Birbirine benzeyen ilanlardan birbirinden farklı adaylar çıkarmayı beklemek, aynı brief’i on ajansa gönderip on farklı yaratıcı fikir beklemeye benziyor. Üstelik brief’in sonunda “Bütçe kısıtlı, ama çok yaratıcı olalım” yazıyor.

Junior, mid-level, senior… Peki, ne yapacak?

Junior pozisyonuna başvuruyorsunuz. İki yıllık deneyiminiz olması, birden fazla müşteriyi yönetmeniz, bağımsız çalışmanız ve kriz çözmeniz bekleniyor.

İnsan düşünüyor: Bu kişi junior ise senior kim? NASA’nın Mars görevini mi yönetiyor?

Senior olduğunuzda ise işin içine biraz daha sihir giriyor. Tasarımcı neden yetişemedi, yazılımcı neden süreyi uzattı, müşteri neden brief’i değiştirdi, bütçe neden yetmedi? Hepsini çözmeniz bekleniyor.

Bir kişinin birden fazla beceriye sahip olması elbette değerli. Ancak proje yöneticisinden aynı zamanda tasarımcı, metin yazarı, yazılımcı, veri analisti ve performans pazarlamacısı olması bekleniyorsa ortada birkaç farklı pozisyon var demektir.

Çok yönlülük başka, beş kişinin işini tek kişiye yüklemek başka.

İş ilanlarındaki gizli süper güçler

Bazı kriterler artık ilanların standart donanımı hâline geldi.

“Stres altında çalışabilmek.” Brief son dakika gelir, müşteri tasarımı yayınlanmadan beş dakika önce değiştirir, takvim baştan yazılır. Sonra da çalışan kriz yönetimindeki başarısıyla değerlendirilir. Belki de sürekli yangın söndürmek yerine yangının neden çıktığını araştırmak gerekiyordur.

“Proaktif olmak.” Brief yoktur ama çalışan brief’i çıkarmalıdır. Kaynak yoktur ama çözüm üretmelidir. Yetki verilmemiştir ama sorumluluk almalıdır. Yetki vermeden sorumluluk beklemek, proaktiflik değil, organizasyonel çelişkidir.

“İletişim becerileri güçlü olmak.” Müşteri ikna edilmeli, ekip uzlaştırılmalı, yönetim sakinleştirilmeli ve herkes mutlu edilmelidir. Bir noktadan sonra aranan aday iletişim uzmanı değil, kurumsal diplomasi bakanı oluyor.

“Öğrenmeye açık olmak.” Her hafta yeni bir araç öğrenmek, bütün işleri yetiştirmek ve kişisel gelişime zaman ayırmak… Günün 24 saat olması, henüz güncellenmemiş bir sistem kısıtı.

Beklentiler çok, karşılıkları nerede?

Çoklu proje yönetimi bekleniyorsa aynı anda kaç proje yürütülecek? Müşteri yönetimi isteniyorsa karar yetkisi ne olacak? Başarı hangi kriterlerle ölçülecek?

Bir de maaş konusu var. Bütün beklentiler sıralanırken ücret aralığının belirtilmemesi, adayın pozisyonu değerlendirmesini zorlaştırıyor.

“Rekabetçi maaş” ifadesi de başlı başına bir muamma. Neyle rekabet ediyoruz? Sektör ortalamasıyla mı, şirketin bütçesiyle mi, yoksa adayın ay sonu kira ödemesiyle mi?

Bir ilanı cazip yapan, yalnızca ne kadar çok şey vaat ettiği değil, bunları ne kadar somut anlattığıdır.

Adaylar da biraz sorumluluk alsın

Elbette sorunların tamamı işverenlerde değil. Adayların da başvuru sürecinde yaptığı hatalar var.

  • Her ilana aynı CV’yi göndermek: Başvurulan pozisyonun gerektirdiği deneyimleri öne çıkarmamak.
  • Her şeyi yaptığını söyleyip örnek vermemek: “Projeler yönettim” yerine hangi sorumlulukları üstlendiğini ve neyi çözdüğünü anlatmamak.
  • Portföyü yalnızca güzel işlerden ibaret sanmak: Sonucun yanında kendi katkısını ve kararlarını açıklamamak.
  • İlanı okumadan başvurmak: Rolün sorumluluklarını ve çalışma koşullarını incelememek.
  • Görüşmede hiç soru sormamak: Ekip yapısını, iş yükünü ve başarı ölçütlerini öğrenmeden yalnızca beğenilmeye çalışmak.

CV’nizi ilandaki anahtar kelimelere göre düzenlemek faydalıdır ama deneyiminiz olmayan araçları sırf ilanda yazıyor diye eklemeyin. Görüşme daveti getiren bir kelime, ilk teknik soruda bütün kurguyu bozabilir.

Bir de unutmayın: İş görüşmesi tek taraflı bir sınav değil. Siz de şirketi değerlendiriyorsunuz. Her ret başarısızlık, her teklif de kabul edilmesi gereken bir fırsat değildir.

Yaratıcılık satıp standartlaşmak

Ajanslar markalara farklılaşmayı anlatır; konumlandırma yapar, hedef kitleyi analiz eder, özgün iletişim dili geliştirir.

Sonra sıra kendi iş ilanlarına gelir:

“Dinamik ekibimize katılacak, yaratıcı, proaktif ve çözüm odaklı ekip arkadaşları arıyoruz.”

Bu cümleyi başka bir ajansın ilanında da okumadık mı?

Üstelik “Biz bir aileyiz” ifadesi de her şeyi çözmüyor. İyi ekip kültürü, mesai dışında çalışmayı fedakârlık veya her an ulaşılabilir olmayı aidiyet olarak sunmak değildir. Açık iletişim, adil iş dağılımı ve sürdürülebilir çalışma koşullarıdır.

İyi bir ilan, pozisyonun neden açıldığını, kişinin ne yapacağını, başarının nasıl ölçüleceğini ve şirketin ne sunduğunu açıkça anlatmalıdır. Her şeyi bilen bir aday aramak yerine gerçekten ihtiyaç duyulan yetkinlikleri belirlemekle başlamalıdır.

Unicorn aranıyor

Ajans dünyası hızlı, değişken ve öğretici olabilir. Ancak bu dinamizm, belirsiz iş tanımlarını ve sınırsız beklentileri normalleştirmek için bir gerekçe olmamalı.

İyi bir çalışan çok yönlü olabilir ama her şeyi tek başına yapmak zorunda değildir. İyi bir proje yöneticisi krizleri yönetebilir ama sürekli kriz üreten bir sistemin bütün sorumluluğunu üstlenmemelidir.

Asıl mesele her şeyi yapabilecek birini bulmak değil, doğru insanları doğru rollerde buluşturacak bir organizasyon kurabilmektir.

Çünkü aranan kişi hâlâ bulunamıyorsa belki de sorun adayların yetersizliğinde değildir.

Belki de aranan kişi; CV’si kusursuz, beklentisi sınırsız, maaş talebi mütevazı, stres seviyesi sıfır ve motivasyonu sonsuz olan hayalî bir karakterdir.

İş görüşmesine de muhtemelen uçan bir unicorn ile gelecektir.

Ama merak etmeyin. İlanı biraz daha günceller, birkaç yeni yetkinlik ekleriz.

Belki bu sefer buluruz.

Sevimcan Kayayurt

Kendi halinde bir iletişim uzmanı

svg

What do you think?

It is nice to know your opinion. Leave a comment.

Bir Cevap Yazın

Loading
svg

Quick Navigation

  • 1

    Aranan Aday: Tercihen 5 Yıl Deneyimli ve Junior Maaşına Çalışacak