sevimcan
Karton Taht2 dk603 okuma

Gelecek Freelancer mı, Yoksa Biz Zaten Orada mıyız?

Bir süredir şunu fark ediyorum:
“Geleceğin çalışma modeli” diye anlatılan şeylerin çoğunu ben ve benim gibiler zaten yapıyoruz.
Ama hâlâ birileri çıkıp freelancerlığı “riskli”, “geçici” ya da “genç işi” gibi anlatıyor.

Freelancerlık Bir Statü Değil, Bir Refleks

Freelancerlık çoğu zaman romantize ediliyor.
Laptop, kahve, sahil…
Gerçekte ise freelancerlık şudur:

  • Kendi zamanının yöneticisi olmak
  • Kendi hatalarının patronu olmak
  • “Bir şey olmaz” deme lüksünün olmaması

Yani aslında freelancerlık özgürlükten çok, yüksek sorumluluklu bir bağımsızlık biçimi.

Ve ilginçtir:
Gelecekte “kurumsal” diye bildiğimiz birçok yapı da tam olarak bu noktaya evriliyor.

Dijital İşler Neden Freelance Zihniyetine Kayıyor?

Çünkü dijital işler:

  • Mekâna bağlı değil
  • Saat bazlı değil
  • Sonuç odaklı

Ve bu üçlü, klasik çalışma modelleriyle pek anlaşamıyor.

Bir dijital proje yöneticisi olarak şunu net söyleyebilirim:
Bugün kimsenin kimseye gerçekten sorduğu şey “kaç saat çalıştın?” değil.
Sorulan tek şey var:

“İş oldu mu?”

İşte bu soru freelancer zihniyetinin özeti.

Kurumsallar Freelancer Gibi Çalışmak İstiyor, Ama Değil

Şu sıralar sıkça duyulan cümleler var:

  • “Startup gibi olalım”
  • “Çevik olmalıyız”
  • “Esnek çalışıyoruz”

Ama aynı anda:

  • 12 kişilik onay zinciri
  • Saat saat raporlanan işler
  • Gereksiz toplantı maratonları

Ortaya tuhaf bir hibrit çıkıyor:
Freelancer hızını isteyen ama kurumsal kontrolü bırakamayan yapılar.

Bu da kimleri avantajlı kılıyor?
Zaten kendi düzenini kurmuş olanları.

Freelancer Olmak Geleceğin Planı Değil, Geleceğin Gerçeği

Bence gelecekte iki ana grup olacak:

  1. Freelancer gibi düşünenler
  2. Freelancerlarla çalışmak zorunda kalanlar

Burada kritik olan, fatura kesip kesmemek değil.
Asıl fark:

  • Kendi değerini belirleyebilmek
  • Kendi işini pazarlayabilmek
  • Kendi sınırlarını çizebilmek

Yani freelancerlık bir iş modeli değil, bir zihniyet.

“Ama Güvence?” Sorusuna Küçük Bir Not

En çok gelen soru bu:

“Peki ya güvence?”

Kısa cevap:
Tek bir yerden maaş almak, sanıldığı kadar güvenli değil.

Uzun cevap:
Gelecekte güvence;

  • Çoklu gelir kaynakları
  • Taşınabilir beceriler
  • Kendi network’ün

üzerinden tanımlanacak.

Yani freelancerlık güvencesizlik değil,
farklı türde bir güvenlik sunuyor.

Ben Neden Geri Dönmeyi Düşünmüyorum?

Çünkü bir noktadan sonra şunu fark ediyorsun:

  • Kendi işini yönetmek zor
  • Ama başkasının önceliklerine göre yaşamak daha zor

Freelancer olmak herkese uygun değil.
Ama dijital işlerin geleceği, herkes farkında olsun ya da olmasın, bu yöne kayıyor.

Gelecek Gelmiyor, Zaten Yaşanıyor

Freelancerlık “ileride ne olacak” meselesi değil.
Şu an olan bir şey.

Sadece herkes aynı hızda fark etmiyor.

Ve muhtemelen birkaç yıl sonra şunu daha sık duyacağız:

“Keşke daha önce alışsaydım.”

Ama o zamana kadar,
biz çoktan çalışmaya devam ediyor olacağız.

Saat değil, sonuç sayarak.

Sevimcan KAYAYURT

Dijital dünyayı, sinemayı, sahneyi ve insanların birbirini neden bir türlü anlamadığını yazıyorum. Artık bir de mikrofonum var.

Bunu da okuyun

İletişim1.916 okuma

Kumar Masasında Kaybedilen Sadece Para Değildir

Meğer Herkes Biliyormuş Türkiye’de bazı olaylar yaşanırken insan ister istemez aynı soruyu soruyor: Gerçekten bugün mü öğrendik? Son günlerde Haluk Levent hakkında kamuoyuna yansıyan tartışmaları izlerken de aklıma gelen ilk şey bu…

Karton Taht2.559 okuma

Komedi Suç Mahalli – Deniz Göktaş

Kahkaha Delil Sayılırsa Türkiye’de artık bir stand-up gösterisi izlemeye giderken biletin yanında avukat numarasını da almak gerekiyor galiba. Çünkü neye güldüğünüzün, neden güldüğünüzün ve hatta kiminle güldüğünüzün bile ileride hukuki bir anlam…

Bir şey mi diyecektin?