sevimcan
Hikayeler1 dk642 okuma

Bozkırda Yalnız Bir Tanrı – Epilog — Yıldızların Altında

Yıllar geçti.
Bozkır yeniden yeşerdi. Klanlar birleşti, eski dargınlıklar unutuldu.
Altay, halkına liderlik etti, ama kendisini hiçbir zaman Kağan’ın yerinde görmedi.
Her zaman bir adım geride durdu.
Kendi adına heykeller dikilmesini reddetti.
Onun yerine Kağan’ın adı taşlara kazındı.

Fakat geceleri…
Hâlâ yalnız kaldığında…
Karanlığın sesi bazen fısıldıyordu. O eski ağız, tamamen kaybolmamıştı.
Çünkü bazı anılar ne kadar gömülürse gömülsün, toprak hafızayı unutmaz.

Bir gece Altay, o eski kemiğin gömüldüğü yere geldi.
Toprağı kazmadı.
Sadece yıldızlara baktı.

Arkasından genç bir çocuk sesi duyuldu:

“Burada ne var?”

Altay gülümsedi. “Bir zamanlar bir adam vardı,” dedi. “Herkes ondan nefret etti. Sonra o herkes için kendini feda etti.”

Çocuk başını eğdi. “O zaman neden burada bir anıt yok?”

Altay yıldızları gösterdi.
“Çünkü anıtlar taşta değil, gökte olur. Herkes gece göğe bakar. Hepimizin en derin korkuları orada asılı kalır. O adam da orada… unutulsa bile.”

Çocuk bir süre düşündü. “Peki sen kimsin?”

Altay uzun süre cevap vermedi.
Sonra gülümsedi.

“Ben de sadece bir yolcuyum. Adımı hatırlamak zorunda değilsin.”

Çocuk uzaklaştı.
Altay yine yalnız kaldı.
Gökyüzüne bir kez daha baktı.
Ve bu kez… yıldızlar arasında hafifçe parlayan bir siluet gördü.
Bir adam. Elinde kemikten bir asa. Hafifçe ona selam verdi.

Altay başını eğdi. “Hâlâ buradasın, ha?”

Gökyüzünden gelen cevap rüzgârla ulaştı:

“Unutulmam, çünkü unutulmak affedilmektir.”

Ve o gece Altay ilk defa sessizce güldü.
Gökyüzü eskisi gibi değildi.
Ama korkutucu da değildi.

Sadece bir hikâyeydi artık.

Sevimcan KAYAYURT

Dijital dünyayı, sinemayı, sahneyi ve insanların birbirini neden bir türlü anlamadığını yazıyorum. Artık bir de mikrofonum var.

Bunu da okuyun

Hikayeler1.455 okuma

Kutlama Mesajları, Sessiz Boşluklar ve Anneler Günü

Anneler Günü.Takvimde yuvarlak içine alınmış, markalar tarafından sahiplenilmiş, sosyal medyada topluca duygusallaşılan o gün. Herkesin annesi bir anda “en güçlü kadın”, “en fedakâr insan”, “iyi ki varsın” cümlelerinin merkezinde. Bir yandan da…

Hikayeler740 okuma

Eksik Bir Dünya ile Tam Görünmeye Çalışmak

Acının Takvimi Yokmuş. Bugün dört ay oldu. Takvim öyle söylüyor. Ama yas, takvimle ölçülen bir şey değilmiş.Bunu öğrendim. Acı zamanla azalır sanıyordum.Zaman geçtikçe yumuşar, köşeleri törpülenir, insanın içine daha az batar diye…

Hikayeler560 okuma

Yarın 6 Şubat

ve biz hâlâ “sonra” diyoruz Yarın 6 Şubat.Bir yıl dönümü daha. Takvimde küçük bir sayı değişimi. Hayatta ise kapanmayan kocaman bir çatlak. O sabah saat kaçtı, hatırlıyoruz.Hangi haberle uyandık, hatırlıyoruz.Kime ulaşamadığımızı, kimin…

Bir şey mi diyecektin?