Hayatın belirgin bir özelliği var: Ne yaparsan yap, her şey bozulacak. Telefon şarjın bitecek, çiçeklerin solacak, en yakın arkadaşınla arana mesafe girecek, kahve fincanının kulpu bir gün ansızın kopacak. Üzgünüm, romantik bir giriş olmadı ama gerçek şu: Evren dağılmak istiyor. Ve bunu kibarca değil, hunharca yapıyor.
Peki bunun adı ne? Tabii ki: Entropi.
Bilim dilinde çok kibar bir kelime ama anlamı şu: “Her şey b.ka sarar.” Tabii bilimsel dille: “İzole sistemlerde düzensizlik artar.”
Evet, sen düzen kurmaya çalışırken evren diyor ki:
“Tatlım sen ne yaparsan yap, ben dağıtacağım.”
Entropi 101 — Nedir, Ne Değildir?
Entropi = Düzensizlik.
Düzenli olan her şeyin, zamanla dağılması kaçınılmazdır. Neden? Çünkü evrenin termodinamik yasaları öyle diyor. İkinci yasa der ki:
“Enerji dağılır, sistemler bozulur, düzen kendini koruyamaz.”
Buzdolabında unutulan yiyecekler gibi düşün:
İlk aldığında pırıl pırıl.
Sonra hafif buruşur.
En son kapak açıldığında burnuna gelen o “hayatın çürüyen tarafı” kokusu: İşte o entropinin kokusu.
Entropi Sadece Fizikte Değil, Hayatın Her Yerinde
Sanıyorsan ki bu sadece laboratuvarlarda olur; hayır canım, entropi hayatın tam ortasında. İlişkiler, şehirler, sistemler, dostluklar, beynimizin içi bile sürekli “düzensizliğe doğru yol alıyor.”
• İlişkilerde Entropi:
Başlangıçta her şey düzenlidir. “Ne tatlı, nasıl da anlayışlı…” deriz.
Sonra:
“O postu neden beğendin?”
“Artık bana eskisi gibi davranmıyorsun.”
Üçüncü aşama: “Biraz kendimize zaman verelim…”
Entropi, ilişkinin arasına sessizce sızar. Mesajlar azalır. Buluşmalar ertelenir. Sevgi mesajı yerini “seen”e bırakır.
• Toplumda Entropi:
Devletler kurulur, imparatorluklar yükselir, sonra bir bakmışsın sokaklarda “biz eskiden Roma’ydık” diyen taş kalıntıları…
Dünyanın tarihi = Sürekli kur, sürekli boz.
• Ev İçinde Entropi:
Pazar günü evi toplarsın. Pazartesi akşamı ayakkabılar yine koridorda.
Cuma geldiğinde dolapta üç adet tek çorap var.
Düzenli kalmaya çalışan insan, evrenin entropisine karşı savaşan zavallı bir samuraydır.
Entropi Karşısında Umutsuzluk mu, Mizah mı?
İyi haber şu: Entropi karşısında yapılacak en iyi şey, onunla dalga geçmeyi öğrenmek.
Çünkü yenemezsin. Dağılmayı durduramazsın. Ama onunla dans edebilirsin.
Mesela, telefon ekranı kırıldığında “Belli ki sağlam kalmak için çok fazla enerji harcıyordu.” diyebilirsin.
İlişkin bittiğinde, “Sanırım duygusal alanımda da termodinamik yasaları devreye girdi” diyebilirsin.
Evin darmadağın olduğunda: “Fizikçiler haklıymış arkadaş, bu iş gerçekten geri dönüşsüz bir süreçmiş” deyip gülümseyebilirsin.
Neden Her Şey Bozulmak İster?
Çünkü enerji rahat olmak ister. Düzenli bir sistem = Yüksek enerji gerektirir.
Düzensiz sistem = Enerji minimumda, keyfi yerinde.
Doğa, en az enerjiyle takılmayı sever. Yani “boş vermişlik” doğanın temel çalışma prensibidir.
Bu yüzden düzen kurmak zordur, korumak daha da zordur.
Bir arkadaşlığı sürdürmek için emek gerekir.
Vücudu formda tutmak için spor gerekir.
Zihni dengede tutmak için meditasyon, terapi, bolca kahve gerekir.
Entropi hep arkada fısıldar:
“Bırak, dağılalım…”
Entropiye Karşı Küçük Direnişler
İşin güzel tarafı şu: Tamamen teslim olmak zorunda değilsin.
Hayatı anlamlı kılan şeylerden biri de bu: “Bildiğin halde toparlamaya çalışmak.”
Her sabah yatak toplamak saçma gibi gelir ama aslında “ben buradayım ve düzeni yeniden kuracağım” demektir.
İlişkide biriyle oturup yüzleşmek: Entropiye karşı duygusal devrim.
Çamaşırları yıkamak: Evrenle pazarlık.
Defterine bir şeyler yazmak: Kafandaki kaosu kağıda akıtıp sistem kurma çabası.
“Her şey dağılacak, evet. Ama dağılanı toplamak bizim işimiz.”
Entropiyle Barışmak
Bazen dağılmak gerekiyor. Çünkü dağılmadan yeniden kuramazsın.
Bir ilişki bitebilir, ama o dağınıklığın ardından başka biriyle yepyeni bir düzen kurabilirsin.
Hayallerin kırılabilir, ama o kırıkların üstüne daha sağlam bir yapı inşa edebilirsin.
Hayat zaten sürekli bir “kur, bozul, tekrar kur” döngüsü.
O yüzden entropiyle savaşma. Onunla dans et.
Dağılacaksın.
Yıkılacaksın.
Sonra yeniden toparlanacaksın.
Ve en güzel kısım: Her toparlanış, seni daha güçlü kılar.
Çünkü “her şeyi kaybettim” dediğin anlarda bile, hala içinde düzen kuracak enerji vardır. Henüz bitmedi. Dağılmanın bile keyfini çıkarabilirsin.
Bonus:
Hayat = (Dağılmak + Toparlamak) x Sonsuz
“Evren dağılmayı seçtiyse, biz de inadına toplamaya devam edeceğiz. Çünkü bazen kahramanlık, sadece çorapları çift yapmakla başlar.”






What do you think?
It is nice to know your opinion. Leave a comment.