(ve bunun beni nasıl geri topladığına dair küçük bir psikolojik rapor)
Zor bir dönemden çıktığınızda içinizde bir ev kalıyor. Duvarları çatlak, camları kırık, bazı odaları kilitli. İnsanlar bu evi gördüğünde genelde iki şey yapıyor:
Ya “Burayı baştan aşağı değiştirelim” diyorlar
ya da hiçbir izin almadan içeri girip ortalığı dağıtıyorlar.
Çünkü çoğu insan sevmenin, müdahale etmek olduğunu sanıyor.
Sonra biri çıktı karşıma.
Ve evime girdi… ama hiçbir şeye dokunmadı.
Bu adam beni, ben olduğum hâlimle sevdi. Geçmişimle, yüklerimle, savunmalarımla. “Şurayı toparlasak”, “bunu biraz törpülesek”, “şöyle olsan daha iyi olmaz mı?” demeden. Psikolojide bunun adı çok net: güvenli bağlanma. Daha önce güvenli bağlanan biriyle hiç karşılaşmamıştım, gerçekten varmış böyle insanlar ve iyi ki de varlar!
Güvenli bağlanan bir insan, karşısındakini “tamir edilmesi gereken bir proje” gibi görmez. Çünkü kendi iç dünyasında çözülmemiş bir savaş yoktur. Bu yüzden benim yaralarım onun için bir tehdit olmadı. Onları kullanmadı, romantize etmedi, yok saymadı. Sadece… oradaydı.
Ve garip ama gerçek şu: iyileşmek için çoğu zaman yeterli.
Toksik İlişki mi, Güvenli Bağlanma mı?
Kısa bir karşılaştırma
Toksik ilişkide sevgi düzensizdir.
Bir gün varsındır, ertesi gün yok. Bir gün aşık olduğunu söyler ertesi gün terk eder. Beynin sürekli tetiktedir. Mesajları yorumlarsın, sessizlikleri anlamlandırırsın. Bu yoğunluk “çok seviyorum” hissi yaratır çünkü travmatik bağlanma dopamin ve kortizolle çalışır. Psikoloji bunu çok net söyler: Belirsizlik bağımlılık yaratır.
Güvenli bağlanmada ise sevgi istikrarlıdır.
Bugün seviliyorsan yarın da sevilirsin. İlgi bir ödül değildir, ceza değildir. Duygular test edilmez. Sinir sistemi rahatlar. O yüzden ilk başta insan bunu “heyecansız” sanır. Ben de sandım.
Meğerse heyecan sandığımız şey çoğu zaman kaygıymış.
Huzur ise bize yabancı.
Beni İyileştiren Şey Ne Oldu?
Bu adam her gün aynıydı.
Bugün başka, yarın başka biri olmadı.
İlgisi ruh hâline bağlı değildi.
Sevgisi benim davranışlarımla pazarlık konusu yapılmadı. Sakindi, ne istediğini biliyordu ve istekleri olmadığında kendini kontrol edebilecek kadar güçlüydü.
Psikolojide buna duygusal tutarlılık denir. Ve bu, iyileştiricidir.
Ben ilk defa bir ilişkide tetikte değildim. Kendimi anlatmak zorunda kalmadım. Savunmaya geçmedim. “Acaba fazla mı oldum?” diye düşünmedim. Çünkü ortada bir belirsizlik yoktu. Güvenli bağlanan insanlar boşluk yaratmaz. Boşluk, manipülasyonun oyun alanıdır.
Ve belki de en kritik nokta:
Beni değiştirmeye çalışmadı.
Bu o kadar büyük bir fark ki…
Narsistik ya da kaçıngan yapılarda sevgi çoğu zaman şartlıdır. “Böyle olursan severim, bunu düzeltirsen kalırım.” Bu adam ise benim yüklerimi azaltmaya çalışmadı. Onları taşımam için de bana akıl vermedi. Sadece, onların varlığıyla beni kabul etti.
Psikolojide buna koşulsuz kabul denir.
Terapötik ilişkinin temelidir.
Romantik ilişkide yaşandığında ise insanın içini onarır.
Kısa Sürdü Ama Referans Noktam Oldu
Bu deneyim kısa sürdü.
Ama bazı ilişkiler uzun olmak için değil, ölçüt belirlemek için gelir.
Artık neyin sevgi olmadığını biliyorum.
Bu ilişki bana bir adamdan çok daha fazlasını gösterdi:
Yıllarca duygusal olarak erişilemeyen insanları “derin”, sağlıklı olanları “sıradan” sanmışız. Meğerse derinlik travma, sıradanlık ise ruh sağlığıymış. Kim bilebilirdi? (Psikoloji bilenler hariç herkes.)
İlişkilere Bakışım Nasıl Değişti?
Bu adam gitti. Giderken bile sevgisi eksilmedi, beni de eksiltmedi.
Ve evim yerli yerinde kaldı. Üstelik bir çok yerini de tamir etti.
Camlar kırık değil.
Duvarlar sağlam.
Çünkü sevgi bazen fırtına gibi gelmez.
Bazen sessizce girer,
her şeyi yerli yerine koyar
ve giderken seni daha bütün bırakır.
Yazar Notu: Bu zamanda denk geldiğimiz kalpler bazen canımızı çok yakıyor ve hiç bir zaman düzelmeyeceğini hissediyoruz, bir daha sevemeyeceğimizi ama en kötüsü sevilmeyeceğimizi düşünüyoruz. Ben umudumu yeniden kazandım, bu yazıyı da aynı umudu arayanlar için yazdım. İyi insanlar, iyi kadınlar ve iyi adamlar hala varlar. Aramızdalar. Yolunuzun hep böyle insanlara çıkması dileğiyle…






What do you think?
It is nice to know your opinion. Leave a comment.