Arkadaşlıkta Duygusal İstismarın 360 Derece Anatomisi
“Senin için endişeleniyorum.”
(Çeviri: Seni kontrol etmek istiyorum.)
Çocukken dostluk kolaydı.
Ders arasında simitini paylaşan herkes “kanka” olurdu.
Ama büyüyünce işler karıştı.
Çünkü yetişkin dostlukları sadece birlikte kahve içmek değil,
birbirinin enerjisini emmek ya da onarmak arasında bir çizgide yürümeye başladı.
Dost Gibi Görünüp Seni Küçültenler
Bazen en yakınında olan kişi, seni en çok aşağıda tutandır.
“Sen de hep abartıyorsun.”
“O kadar da iyi değildi zaten.”
“Ben sana demiştim.”
“Aa o mu başarı sayılıyor şimdi?”“Bize de bir şeyler ayarlarsın artık.”
Bu cümleler ilk başta dostça şaka gibi gelir.
Ama tekrarlandığında, özgüvenini içten içe kemirir.
Kendini sürekli açıklarken, kanıtlarken, küçültürken bulursun.
Sadece başarılarını değil, bazen mutluluğunu bile “gizli gizli” yaşamak zorunda kalırsın.
Çünkü parladığında gözlerini kısmaya başlayan biri varsa, sana güneş değil, gölge olmak istiyordur.
“Beni Kimse Senin Gibi Anlamıyor” Tuzağı
Bazı insanlar hayatına destek olmak için değil, sana duygusal bağımlı hâle gelmek için girer.
“Kimse yokken sen vardın.”
“Ben sadece sana güveniyorum.”
“Herkes gitti, sen kal.”
Dışarıdan saf sadakat gibi görünse de bu cümleler, bir esaret kurgusunun duygusal versiyonudur.
Artık onun krizlerini taşımak senin sorumluluğundur. Kendi derdine ağzını açsan,
“Ben zaten çok kötüyüm, bir de sen…” der.
Sen yardım eden değil, yardım etmek zorunda bırakılmış olansındır.
Şaka Maskesi Altında Hakaret:
“Laf sokmuyorum, düz söylüyorum.”
“Ayy bu senin tarzın mı şimdi?”
“O çocuk sana mı yazdı gerçekten?”
“Ay canım, sen de çok farklısın zaten (!)”
“Ne ego yaptın be!”
Mizah, toksik dostun en tehlikeli silahıdır.
Çünkü sen kırıldığında şöyle diyecektir:
“Abartma ya, şakaydı.”
“Sen de her şeyi ciddiye alıyorsun.”
“Senin gibi özgüvenli biri böyle mi alınır?”
Önce kırar.
Sonra seni kırılmakla suçlar.
En sonunda da sessizleşmeni “duygusal olgunluk” sanır.
Hayatına Müdahale Eden, Ama Kendi Hayatını Toparlayamayanlar
Toksik dostluk, çoğu zaman “iyilik” kisvesiyle gelir.
“Bence onunla görüşme.”
“O iş seni yorar, sana göre değil.”
“Bence sen çok hayal kuruyorsun.”
“Senin yerinde olsam…”
Bu tavsiyelerin hiçbirinde senin ihtiyaçların, arzuların, karar hakkın yoktur.
Sana değil, kendi yetersizliğine göre yön vermeye çalışır.
Sessiz Sabotaj: Başarılarını Kutlamayanlar
Biri gerçekten dostunsa, başarını senin kadar heyecanla kutlar.
Ama bazıları:
- Başarını görmezden gelir.
- Sözde destekleyip içten içe küçümser.
- Konuyu hemen kendine çeker.
- Dedikodunu yapar ve genelde arkandan konuşur.
“Güzelmiş ama zaten çok da zor bir şey değil.”
“Ben de yapmayı düşündüm ama başka planlarım vardı.”
“Çok şanslısın./Bizde de şans olsa.”
Senin ışığın onun karanlığını rahatsız eder. Çünkü onun yanında büyüdükçe, seni artık kontrol edemeyeceğini bilir.
Toksik Dostlukları Tanıma Testi
(Bilimsel değil ama kalbine nokta atar.)
Her “evet” için 1 puan ver:
- Onunla konuşmadan önce ne söyleyeceğini ölçüp biçiyor musun?
- Onunla konuşurken kendini küçültüyor ya da filtreliyor musun?
- Başarılarını ona söylemeden önce “bunu duymak ister mi?” diye düşünüyor musun?
- Eleştiri adı altında sana laf sokuyor mu?
- Krizlerinde yanında olman bekleniyor ama sen düştüğünde ortada olmuyor mu?
- Paylaştığın özel şeyler sonra aleyhine mi kullanılıyor?
- Onun yanında kendini tükenmiş ya da yetersiz hissediyor musun?
- Yeni arkadaşlıklarında kıskançlık, alay veya manipülasyon hissediyor musun?
- Özür dilemek hep senden mi bekleniyor?
- “Onu üzmeyeyim” diye kendinden taviz veriyor musun?
0–3 puan: Sağlıklı ilişki olabilir ama uyanık kal.
4–6 puan: Bu ilişki seni aşağıya çekiyor olabilir.
7 ve üzeri: Dostluk değil, duygusal drenaj. Çıkış kapısı nerede?
Sağlıklı Sınır Koyma Mesajları Rehberi
- “Bu konuda bana yorum yapmanı istemiyorum. Benim seçimim.”
- “Kırıldım ve bu kırgınlığı ifade etmek istiyorum.”
- “Paylaşmak istemediğim şeyler olabilir. Bu sana değer vermediğim anlamına gelmez.”
- “Bu konuya farklı bakıyoruz. Fikrimi değiştirmeye çalışma.”
- “Bu davranış beni yoruyor. Sınır koymak istiyorum.”
- “Seninle görüşmek güzel ama bazı konularda kendimi kötü hissediyorum.”
- “Dostluk, iç rahatlığı vermeli. Gerginlik değil.”
Final Tokat:
“Ama biz çok eski arkadaşız!”
Eski olmak, iyi olmak anlamına gelmez.
“Ama beni hep o anladı.”
Anlamak başka, kontrol etmek başka.
“Ama kimse onun gibi değil.”
Bu doğru olabilir. Belki de iyi bir şeydir.
Dostluk, yıllarla değil, güvenle, destekle, karşılıklılıkla inşa edilir.
Ve unutma:
Gerçek dost, seninle yarışmaz.
Sen düştüğünde değil, yükseldiğinde yanında olan kişidir.






What do you think?
It is nice to know your opinion. Leave a comment.