Evet, doğru okudunuz:
Bu yazıyı yazmak için tam 35 sene bekledim.
Şöyle söyleyeyim:
Hayat bana öyle bir tempo uyguladı ki, oturup “35 yılda öğrendiklerim” diye yazı yazmaya anca fırsat buldum.
Düşünsenize, bir yanda ayrılıklar, kayıplar, travmalar ve sayamadığım onlarca tecrübe.
Diğer yanda dostluklar, danslar, kediler, köpekler, iş kurmalar, batırmalar, yeniden kurmalar, ihanetler…
Kısacası hayatın tam ortasından geçtim.
Formülü çözemedim belki ama en azından yaşadım.
Ama nasıl yaşadım?
Kendi kendimi iyileştirerek, çok çalışarak ve en önemlisi her sabah o yataktan kahve içmek için uyanarak.
Birilerinin tutmasını beklediğim bir el hiç olmadı mesela.
— kendi elim bana hep yetti.
Pişman mıyım?
Hayır.
Keşkem var mı?
O da yok.
Çünkü ne olduysa oldu,
ve çok da güzel oldu.
Yani diyeceğim şu:
Ben bu hayatı yanlış yaşamış olabilirim, eksik yaşamış da olabilirim…
Ama kesinlikle başkasının hayatını yaşamadan, dibine kadar kendim olarak yaşadım.
Ve işte, 36’ya girerken öğrendiğim her şeyi burada topladım.
Buyurun efendim,
hayatın ortasından geçen bir insanın 35 maddelik hayatta kalma rehberi.
35 Yılda Öğrendiğim 35 Şey
1. Kendi paranı kazanmak: özgürlük.
Kendi paranı harcamak: terapi.
Para mutluluk getirmez diyorlar… Getirir. Gayet de getirir.
2. Babaannenden kalan sevgiyi kimse dolduramaz.
Babaannen gider ama sevginin bir türü olarak kalır.
O sevgi, içimdeki en sessiz ama en güçlü yer.
3. Kardeş kaybı…
Kalbinin bir parçasını kaybedersin ve bununla yaşamayı öğrenirsin.
Bazı acılar geçmeyecek, ama insan bir şekilde bununla yürümeyi öğreniyor.
4. Ayakta durmak zorunda kalanların bacak kasları güçlü olur — ama ruh kasları ondan da güçlüdür.
Benim squat rekorum duygusal squat’tan geliyor olabilir.
5. Dans etmek hem kaçıştır hem kalış.
Hem içini dökersin hem kendini toplarsın.
6. Kimseye muhtaç olmamak kadar seksi bir his yok.
En parlayan highlighter: bağımsızlık.
7. Yardım etmek iyidir.
Ama bazen kendini kurtarmak daha iyidir.
Kendi can yeleğini takmadan kimseyi kurtaramıyorsun.
8. Kendinle ilişkin bozuksa, dünyayla ilişkin hep sallantıda olur.
Önce kendinle barış.
Dünyaya küstüğüm zamanlar oldu, meğer kendime küsmüşüm.
9. Yaş almak kötü değildir.
Kötü olan, aynı kalmaktır.
10. Kendine yatırım yapmak, düşük risk, yüksek getiri sağlar.
Borsa çöker ama kendine yaptığın yatırım her zaman kazandırır.
11. Hayatın en iyi öğretmeni acıdır — ama ders ücreti biraz tuzludur.
Taksit yapmıyorlar, o kötü.
12. Kediler ve köpekler insanı iyileştirir.
İnsanlar? Onlar biraz sürpriz yumurta.
13. İş kurmak cesarettir, batırmak tecrübedir, yeniden başlamak efsanedir.
Denemen gerekir.
14. Güzel dostluklar ruhu iyileştirir.
Bazıları var ki, insanı hayata bağlar.
15. Bitter çikolata kalp kırıklarına iyi gelir.
Bu bilimsel değil, ama benim hayatımda çalışıyor.
16. Çok gezmek, çok film izlemek, çok kitap okumak…
Zihni genişleten üçlü saç ayağı.
17. Açık havada oturmak görüş alanını genişletir.
Kapalı alanlarda aradığını her zaman bulamazsın.
18. Aşka ve tutkuya küsmemek gerekir.
Küstüğün an, hayat tatsızlaşır.
19. Kalbin kırılınca oyundan çekilmek yok.
Kırık kalple oynamak zor ama oyun güzel.
20. Kırık kalpler ışığı daha çok geçirir.
İçimizdeki o çatlaklardan ışık sızıyor gerçekten.
21. El becerisi yüksek arkadaşlar altın değerindedir.
Tornavida tutamayan ben için özellikle.
22. Sadece sana iyi gelmek için yanında olan insanlar dünyanın gizli hazinesidir.
Bulduğunda kaybetmemen gerekir.
23. İnsan kendi kendinin ailesidir.
Kendi içimde herkesin rolünü oynadım: anne, baba, kardeş…
24. Kaybettiğin her şey seni eksiltmez; bazıları seni tamamlar.
25. Yeniden başlamak korkutucudur.
26. Ayakta durmak çok iyi bir performanstır.
27. Sevmek güç ister; kaybetmek daha da büyük güç.
Ama ikisi de yaşatır.
28. Yalnızlık kötü değildir, yanlış insanlar kötüdür.
29. Güçlü olmak çoğu zaman “kimseye anlatmadığın bölümler”dir.
30. Küçük mutluluklar büyük krizleri dengeler.
Bir kahve = 4 saat süren toplantı.
31. Bazı insanlar gider… iyi ki gider.
Gerçek temizlik sessiz olur.
32. “Ben hallederim” hem lanet hem süper güçtür.
Halledersin merak etme.
33. İnat bazen zekâdan daha etkili bir hayatta kalma yöntemidir.
34. Bir noktada “ben öyle istedim ve öyle yaptım” demeyi öğrenmek, özgürleştirir.
35. Ve son olarak: Kahve içmek bu hayattaki en güzel aktivitedir.
Hoş Geldin 36!
Evet…
35 yılın özeti bu.
Kahve eşliğinde; kayıplı, kahkahalı, karmakarışık, bol emekli, bol travmalı, çok danslı, biraz kırık, çok iyileşen bir hayat.
Mükemmel miydi?
Hayır.
Ama benimdi.
Kimseden ödünç değildi, kimsenin gölgesinde değildi.
Hepsi bana aitti; acısı da, güzelliği de, kazası da, mucizesi de.
Şimdi sırada yeni bir bölüm var…
Hoş geldin 36.
Ben hazırım.






What do you think?
It is nice to know your opinion. Leave a comment.