sevimcan
Etkinlik/Haber2 dk833 okuma

Mervelerdeyiz: Algoritmaların Değil, İnsanların Önerdiği Bir Dünya

Dün gece garip bir şey oldu.

Kimse kimseyi swipe etmedi.
Kimse “bio’na baktım da…” diye konuşmaya başlamadı.
Hatta kimse birbirini stalklamadı bile.

Bunun yerine… insanlar gerçekten tanıştı.

Evet, yanlış okumadın. Bildiğimiz, analog, eski usul, göz teması içeren tanışma.

“Mervelerdeyiz” etkinliğinde buldum kendimi. Adı bile başlı başına bir sıcaklık yayıyor zaten. Ama asıl mesele isim değil — mesele, bu dijital çağın ortasında birinin çıkıp “ya arkadaşlar, gelin oturalım, konuşalım, gülelim” demesi. Ve insanların gerçekten gelmesi.

Organizasyonun arkasındaki isim: Merve Önel.
Yani şu an algoritmaların hüküm sürdüğü bir dünyada, “insan önerisi > yapay zekâ önerisi” diyerek adeta sisteme ince bir ayar veren kişi.

Ve dün geceki konsept?

“Tanısan Seversin.”

İddialı. Biraz da meydan okuyan bir isim. Çünkü dürüst olalım: Günümüzde kimse kimseye o kadar şans vermiyor. İlk izlenim? 3 saniye. Sonrası? Next.

Ama burada işler farklıydı.

Katılımcılar sahneye çıktı ve arkadaşlarını sundu.

Evet, bildiğin PowerPoint sunumu. Ama bu sefer “Q3 growth metrics” yok. Onun yerine:

  • “Bu insan neden harika?”
  • “Onunla neden arkadaş olmalısın?”
  • “Bakın bu fotoğrafta ne kadar komik”

Bir nevi LinkedIn ama duygulu versiyonu.
Bir nevi Tinder ama sağa kaydırmayı başkası yapıyor.
Bir nevi TED Talk ama konusu: “Benim arkadaşım.”

Ve inanır mısın, işe yarıyor.

Çünkü birini, onu seven birinin gözünden dinlemek… bambaşka bir şey.
Algoritmalar sana “şunu sevebilirsin” diyor.
Ama bir insan sana “bak, bu insanı gerçekten seversin” diyor.

Ve çoğu zaman haklı çıkıyor.

Gece boyunca sohbetler aktı, kahkahalar atıldı, biraz da doğaçlama tadı katıldı. Kimse “ben burada ne yapıyorum” demedi. Çünkü herkes gerçekten oradaydı. Fiziksel olarak değil sadece — zihinsel olarak da.

Bu çağda en nadir bulunan şey bu zaten: gerçeklik

Telefonlar yanımızdaydı ama kimse ekrana gömülmemişti.
Story atmak yerine anı yaşamak gibi radikal kararlar alındı. Benim için çok nadir.
Evet, biraz çılgıncaydı.

Ama en güzeli şuydu:
Kimse performans sergilemiyordu. Kimse “en iyi versiyonu” olmaya çalışmıyordu. İnsanlar sadece… insandı.

Merve’nin yaptığı şey aslında çok basit görünüyor: insanları bir araya getirmek.

Ama bu çağda basit olan en zor şey zaten bu.

Çünkü biz artık:

  • Mesaj atıyoruz ama konuşmuyoruz
  • Görüyoruz ama gerçekten bakmıyoruz
  • Tanıyoruz ama tanımıyoruz

Ve biri çıkıp bu döngüyü kırıyor.

“Mervelerdeyiz” tam olarak bu:
Bir akşamlığına da olsa algoritmaları susturup, insanları konuşturmak.

Dün gece “Tanısan Seversin”di.
Ve gerçekten… tanısan seviyordun.

Belki de ihtiyacımız olan şey yeni uygulamalar değil.
Yeni insanlar da değil hatta.

Sadece… birbirimize yeniden şans vermek.

Ve belki de arada bir, birinin çıkıp bizi bir sofrada buluşturması.

Teşekkürler Merve.
Bu küçük ama etkisi büyük isyan için.

Bir sonraki etkinlikte görüşmek üzere.
Bu sefer sunumla gelirim belki.

Konu hazır: “Beni Tanısan… Emin Değilim Ama Denemeye Değer.”

Sevimcan KAYAYURT

Dijital dünyayı, sinemayı, sahneyi ve insanların birbirini neden bir türlü anlamadığını yazıyorum. Artık bir de mikrofonum var.

Bunu da okuyun

Etkinlik/Haber1.002 okuma

Doğaçlama Tiyatro: Sahnenin En Özgür Hali

Bazen tiyatroya gidersin ve oyuncuların söyledikleri cümlelerin daha önce defalarca prova edildiğini bilirsin. Replikler bellidir, hikâye bellidir, sonu bellidir. Ama bir de öyle bir tiyatro var ki… sahneye çıkan oyuncuların hiçbir şeyden…

Bir şey mi diyecektin?