Bir hafta kadar önce ev ve aile ziyareti için Antalya’ya gittim. Daha yol yorgunluğumu atamadan arkadaşımın isteği ve heyecanı üzerine kendimizi Sponge PUB’da bulduk ( kaleiçinde güzel bir mekan ) Hey Pub Story etkinliği için mobil uygulamamızı indirdik, kayıt olduk, biletlerimizi aldık, bekleme süresi boyunca organizasyon yetkilileri ile tanıştık, saat 21.30’da etkinlik başladı ve….!
Pub Story, insanları çılgınlar gibi eğlendirmek için tasarlanmış özel bir oyun serisidir. Etkinlikte oynanan oyun, sadece yeni insanlarla tanışarak oynanabilir.

Pub Story insanların seçilen etkinlik mekanında bir araya gelerek oyunlar oynaması, görevler alarak veya vererek eğlenceli zaman geçirmesi üzerine kurgulanmış bir oyun. Mobil uygulamasından önce kartlar ile oynanıyormuş ancak o konuda yorum yapamayacağım çünkü ben mobil uygulama aracılığı ile bu eğlenceyi yaşadım.
Oyuna Hazır Mıyım?
Yaklaşık 50 kişinin katıldığı oyunda ( diğer şehirlerde sayılar değişiyor tabi ki ) herhangi bir kişinin yanına gidiyorsunuz ‘oynayalım mı?’ diye soruyorsunuz ve karşılıklı taş-kağıt-makas oynuyorsunuz =) kazanan taraf kaybedenin uygulamasındaki QR kodunu tarıyor ve eğlence başlıyor! Burada iki seçenek var; ya size bir görev veriyor ya da kendisine görev vermenizi istiyor. Oyunun içinde aşama aşama bir çok görev hazırlanmış. İlk bölümde verilen görevi yerine getirirseniz karşınızdaki kişinin 300 puanından 10 puan size geçiyor, kaybederseniz siz ona 10 puan veriyorsunuz. Eğer kazanan kişi kendine görev vermenizi istediyse de aynı süreç işliyor ve 2. aşamada 20 puan, 3. aşamada 30 puan şeklinde gece ve oyunların zorlukları devam ediyor.
İlk yarım saat herkes birbirinden çekinirken, bir süre sonra kendinizi görevleri yapmaya öyle bir kaptırıyorsunuz ki, normal şartlarda gittiğiniz bir mekan da hiç yapmayacağınız şeyleri yapmaya ve bundan keyif almaya başlıyorsunuz. Zaten herkes o an bu durumdan keyif alıyor.
İddia ediyoruz, hiç bu kadar eğlenmedin! Yapmam dediklerini yaparken, söylemem dediklerini söylerken bulacaksın kendini. Gülmekten ağzın kapanmayacak, zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksın.
Oyun boyunca insanlarla tanışmak; oyunun yarattığı etkiden mi yoksa gerçekten kendimi dünyadan ve zamandan uzaklaştırma arzumdan mı bilmiyorum ama bu tanışma süreci öyle kolay, iletişim kurmak, konuşmak ve birlikte oyun oynamak öyle basit geldi ki. Kendimi; üstüme içecek dökerken, yerde mekik çekerken, timsah yürüyüşü yaparken ve saçında toka olan 6 kişiyi bulmaya çalışırken buldum.
Kendi Sınırlarım?
Bir oyunun içinde olduğum için o oyunun sınırlarında kendi sınırlarımı kaybettim. Düşünmedim. Uzun zaman sonra ilk defa telefonuma o anı kaydetmeden, fotoğraf veya video çekmeye çalışmadan ( görevler hariç ) sosyal medya da bir şeyler paylaşmadan ve buna ihtiyaç duymadan geçirdiğim en keyifli ve uzak anları yaşadım.
Hayatın da bir oyun olduğunu ve sınırlarımızı bu oyuna göre belirlediğimiz yaşantımızda, zor olan bütün iletişim kalıplarının dışına çıktık. ilk oyunlardan sonra birbirimize alışmaya başladık. Yerine getirmemiz gereken görevlerde kim daha uygun, kim daha çok yardımcı olabilir anlamaya başladık ve bir yerden sonra konuşmaya çalışmadan iletişim kurduk. Bütün bu insanlar ile ilk defa tanışmıştım. Boyumdan çok yükseğe inşa ettiğim duvarlarımdan eser yoktu. O an bir oyuncuydum ve onlarda benim ortaklarım.
Gecenin sonunda 2. oldum ama 1.liği hakediyordum =) 1.ye de buradan selamlar.

Oyun sonrasında hep beraber başka bir mekana geçtik, hepimizin olduğu tatlı bir whatsapp grubu kurduk ve bundan sonrasında beraber bir çok etkinlik yapmayı planladık. Zaman ne gösterir bilinmez ancak oyunun yarattığı etki ile sınırlarımızı kaldırdığımız iletişimimiz gerçek yaşantılarımızda da aynı oranda kalkacak mı? Göreceğiz =)
Etkinliklerini takip etmeniz için Pub Story sayfasını buraya bırakıyorum. Şehrinize gelince katılın ve hayatınızda belki de ihtiyacınız olan o sınırsız iki saati yaşayın. Kendinize dair çok şey öğreneceksiniz.






What do you think?
It is nice to know your opinion. Leave a comment.